Nermin”e.. sen dünyalar sesisinhiçbir riyanın ayak basmadığısimli topraklarda güneşli yüzünkirlenmemiş henüz aynalarısırsız yüzeylere an an yansıyanbütün yüzlerde hâlâ aynı kül bakışlar, sen bir şehir sesisinkayıp yıllar tarihinden artakalan.. ışık sesisin yıldızlar boyugökyüzünde titreşen çiğ taneleri seliparmakları yalan dokunuşlardan solgunbeklesem gelirdin biliyorum ısınırdı hülyalarımızseni yangın bir gül kıyısında bıraktımsuçsuzdun leylaklar kadar bakışın an”sız.. özlüyor şimdi o [...]
Posts Tagged ‘Ahmet Özbek’
Ahmet Özbek – Şiirin İnce Günü
anne ben şair oldumkollarım uzadıdaraldı ekvatorun çemberidenizler bölündü ortasından anne ben şair oldumkuruldu yeniden kafdağı nar yüzüyleimgelerin uyuyan güzeliuyandı uykusundan kanatlarımda insanlığın yüküellerimde yalnızca beni gösteren bir aynaylayollarla yürüdüm anne yıllarla dudaklarımda pembe prensesin öpücüğüavuçlarımda yeşil kuşlar anne ben şair oldumdüşmanlarım çoğaldışiirimin gümüş asası kırıldıbinbir gül döküldü uçurumlardan âşık oldumkıramadım mor evreninturuncu kilidinifırtınaya tutuldugökyüzünü kollarında [...]
Ahmet Özbek – Solarken Ülkem
Kayıp onurlara/ışığın lanetiyle sabah bir ağaç devrilir/susardiğerleri, ta kibaltaların ucu bir gündallarına dokunur yeşil bir yaprak delinir/susardiğerleri, ta kiölümlerin ucu bir günçiçeğine dokunur gece kaplar bütün ormanı birden. Mersin – 1989Kaynak: Evrensel Kültür
Ahmet Özbek – Solan Şehir ll
annenasıl soldu varoşları yüzyıllar boyu uykusuzlukbantlı gözleriyle çocukluğu sokaklarınüç tekerlekli bisikletivesallanan atıyla saltanatıkaybolan şehir akşam vakti sahil bahçelerinde klârnetfonda titreşen sâba, hicazkârhüzün ustaları: şerif içli, şükrü tunargümüş işlemesi şarkılarda o eski kalp ağrısıdudaklarında şehvet sözcükleri -hiç yaşanmayacak-bakir göğüsleri ve arsız gülüşleriyleişporta sutyenli genç kızlar, elbiseleri tenine yapışmış o şehir.. kıyılarına bir birkuşlar düşüyor sevgili şehirçarparak maviliğe, [...]
Ahmet Özbek – Rastlantı
şeritlere giriyorum uçsuz kapalıönümde dipsiz ışıkların dağı vardolanıp geliyor yeniden yeniden karşımakaçtığım kaçtığım dönmediğimbiri var yanımda bilinmez biriben miyim, değil miyim anlamıyorumkim ağladı an”sız.. kimi öldürdüm sesler çağırıyor anlamadığım“garip bir rastlantı ah, sizi gördüm-bembeyaz yüzünüz yorgun musunuz”anlamı yok bunun sayıklamışımbiriniz dinlese söyleyebilsem anılar anılar yine anılariçimde örülmez parçalanmış ağ“tanımadınız mı” -kimsiniz yani-demek aramızda sevdalar vardıgörüşemeyeli yüzyıllar [...]
Ahmet Özbek – Karanfil Vakti Erken
buyıldızlarınael koyduğunuz gök işkencedemaviliği, denizlerin sahillerkaranfil boyu hüzün silinmiş aşk sözcükleridalgalar üzerinden çivilenmiş parmakları aşklarınkapı kapıfişlenmiş yüzler sizsu akşamıriya karanlığı, vicdan burkulması derinden radyoda ilk bildirisaat üç buçuk belkiölgün şehirsabaha vakit varken: kimler sevgideydiyüzyıllar boyu erkenvuruldularkaranfil vakti kalplerinden Mersin – Nisan 2006Kaynak: Akatalpa Dergisi
Ahmet Özbek – Kar Ve Sitem
sesimi duyduğunuz yer hâlâ karhüzün pencerelerde aynı karanfilerken sarhoşluğu akşamıngökyüzünde buzlu anadon kokusufonda titreşen sâba bir şiirbiliyorum kederimden bir dize olsun almazsınız eşya üzerinde zamanın küf rengi örtüsüanı yapraklar: pul pul uçuşankadife rüzgâr, gökyüzünde anason kokusuve buz kıyıda bekleyen annem: bütün aşklarımın tek juliette”iay”ı dibinden çıkaramadığım gizemli kuyu benim şiirim su yüzünde nilüfersu dibinde, bataklıkta [...]
Ahmet Özbek – İsmin Hiç Solmayacak Yakamozların Solduğu Yerde
“şiirim”e.. o ince rüyaya gözlerigül kıyısı iki kirpik arasındanakanturkuvaz nehir anlamı sisbir pul kadar ince köşesi külgizi derince su akşamıyakamozlarınsolduğu yerde parıldayan mehtapbakışında şebboy sevgili titreşirkenserin uykusunda deniz unutulmuşbir çift göz düşernarin suya ay ışığınınpul pulgeceye dağıldığı yerde ve yalnızlığınçok derininde karanlık sözcüklerdenseçilmiş ismi işlemeli hüznükül hülyalarıyla sevgili-anımsanınca gülümsenenbir ad”dır şimditül kirpiklerinde kibirve lale, ay [...]
Ahmet Özbek – Gökyüzü Rüzgârını Sakın, Annem Üşür
yarı”m kalırinsansız insan yüzlerinde elsiz ayaksız kalırımufukta bir gemi tükenir bitmemiş bir rüyadırgözlerimde hayat su kururlâleler yarım kalır son sevgili giderufukta bir kuş tükenir anneler ölürçocuklar yarım kalır. Mersin – Nisan 1997Kaynak: Yeni Biçem Dergisi
Ahmet Özbek – Eğer Kanıyorsa Laledir
eğer tanrı varsa laledirrüzgârla incelir yüzükırmızıyla alevlenirgümüş açılır yorgun gönüllere gök, eğer adı varsa laledir benim kanayan göğsümde sakladığım aşknarin bir laledirhüzün saatlerine açılan eğer tanrı varsa laledir eza değil lalediriyiliğin ipek yüzü salınır rüzgârdagökyüzü alevlenirçiğdemlere alevlenir eğer kanıyorsa rengi, laledir bir çocuk ve bir fahişeezan ve haçla birlikteerl ele yürürler-umut laledir-böyle lalelenir yeryüzüalevlenir ışıkay [...]

Posted in
Tags:

